Ne İçin Çağırmış ?Oldukça yoksul ve yaşlı bir oduncu varmış. Bir yandan yaşlılık, öte yandan yoksulluk ve iş iyice çökertmiş adamı. Bir gün odunları sırtına yüklemiş, yamaçtaki kulübesine doğru oflaya puflaya yürüyormuş. Öylesine yorulmuş ki, yıkmış sırtından yükünü, oturup kendi kendine konuşmaya başlamış:—Nedir şu dünyada çektiğim benim? Bir gün rahat yüzü görmedim. Durup dinlenmeden çalıştığım halde ekmek bulamadığım günler bile oluyor. Yoksulluk bir yandan, borç bir yandan, üstelik de her gün sırtımda bu odunlar. Yeter artık, bitsin bu çile. Hey Azrail! Neredesin gel de canımı al! Diye bağırmış. Adamın, bu yakarışı üzerine gökten Azrail inivermiş: —Beni mi çağırdın, nedir istediğin?Diye sormuş. Oduncu şaşırmış ve korkmuş: —Şey, istediğim ufak bir yardım. Lütfen şu odunları sırtıma yükleyiver diye çağırdım seni, demiş. Yaşamın yükü ne kadar ağır olsa bile, yaşamak ölmekten güzeldir. |
||



